musakiroğlu@mynet.com
Yaklaşık bir ay önce ağabeyim telefon etti, bahçedeki ısırgana ve yabani otlara kaşı kullanmak için ilaç istedi.
En etkili ilacın Ziraat Odası’nda satıldığını belirten ve oradan almamı isteyen ağabeyimin dediği gibi gittim Ziraat Odası’nın satış mağazasından 25 TL verdim, 1 kg zehirli ilaç aldım.
Alırken de sordum, “Yabani otlar için sizde birkaç türlü zehirli ilaç varmış. En zehirlisi hangisi ise ondan alacağım” dedim. Oradaki satıcı da en zehirlisini verdiğini söyledi.
İlacı aldıktan birkaç gün sonra Saylan Köyü’ne giderken yol üstünde bir fındık bahçesi gördüm. Toprakta tek bir kök ot yoktu. Toprak yüzeyi tamamen kelleşmişti sanki. Sordum öğrendim ki, bu kelliğe otları kurutmak için kullanılan zehirli ilaçlar yol açmış.
******** ********* *********
Yine o sıralarda bir gün Şeyh Yunus’a çıktığımda gördüm. Mezarlıktaki her yere zehirli ilaç sıkılmış, yemyeşil otlar yangın geçirmişçesine kurumuştu.
Tam o sırada Şeyh Yunus Türbesi’ni ziyarete gelen Rizelilerle tanıştım. Otların böyle zehirli ilaçla kurutulmasının çevre ve insan sağlığı için yarattığı tehlikeye dikkat çektiler. İl Tarım Müdürlüğü tarafından Rize’de üreticiler sık sık bu zehirli ilaçlara karşı uyarılıyor, kullanmamaları isteniyormuş.
********* ********* *********
Dün gazetemizde yayınlanan bir haberde ise; Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sn. Turan Karadeniz, başta ısırgan olmak üzere fındık bahçelerindeki yabancı otlarla böyle zehirli kimyasallar yerine mekanik yollardan mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekmiş.
Sn. Karadeniz açıklamasında; “Fındık üreticilerimiz kimyasal ilaç kullanarak işin kolayına kaçıyor, yabancı otları bu yolla yok etmeye çalışıyorlar. Biz bu yöntemi kesinlikle kabul etmiyoruz. Bu ilaç kullanıldığı zaman toprağın fiziksel yapısı tamamen bozulmaktadır. Bu zehirli ilaçlar, toprağın erozyon ile yok olup gitmesine neden oluyor. Topraktaki faydalı canlı organizmaların yani toprağın canlı olmasını sağlayan organizmaların yok olmasına yol açıyor. Toprak, ancak bir iki yüz yıl zaman geçtikten sona iki üç santim toprak katmanı oluşarak meydana geliyor. Bizim kullandığımız bu kimyasallarla yüz yıllarda oluşan bu katman maalesef kaybolup yok oluyor" dedi.
Sn. Turan Karadeniz, fındık bahçelerindeki otların kuruması için kullanılan bu kimyasal ilacın ABD’de uzun tren yollarında rayların aralarında büyüyen otları yok etmek amacıyla üretilmiş bir kimyasal olduğunu da vurgulayarak, "Bizde aldık bunu fındık bahçelerimizde kullanıyoruz. Maalesef ülkemizde her yerde tarım sektöründe bu ilaçlar kullanılmaya başlandı. Biz yabani otları zehirlediğimizi sanıyoruz, ama sonuçta yaşadığımız çevreyi ve kendimizi zehirliyoruz” dedi.
********* ******** *********
Devlet adına tarımdan, ziraattan, topraktan sorumlu kuruluşlar tarım müdürlükleridir.
Şimdi şunu merak ediyorum, bizim İlçe Tarım’ın bu zehirli ilaçlarla ilgili bir çalışması var mı? Çiftçileri bu ilaçları kullanmamaları yönünde uyarıyorlar mı? Bu konuda yaşanan tehlikeyi içeren raporlar tutmuşlar mı? İl Tarım Müdürlüğü’ne bilgi ve rapor aktarmışlar mı? İl Tarım müdürlükleri bu rapor ve bilgileri bakanlıktaki ilgili birimlerle paylaşıyorlar mı? Tedbir alınmasını istiyorlar mı?
Diğer taraftan Ziraat odalarının bu konudaki tavrını çok merak ediyorum.. Çünkü bu odalar bizzat bu zehirli ilacın satıcısı kurumlar. Düz mantıkla bakarsak, ilacı sattıklarına göre; bu zehire, bu zehirin toprağı, çevreyi ve insanı zehirlemesine karşı olmamalılar. Ama işe doğru cephesinden, doğru mantıkla bakarsak Ziraat odaları bu zehire karşı mücadele eden kurumların başında yer almalılar. Buradaki çelişkiyi çözebilene aşk olsun..
Gerek tarım müdürlükleri gerekse ziraat odaları bu ülkenin toprağından, ziraatından sorumlu başı çeken kurumlardır. Bu kurumlar yabani otlara karşı kullanılan bu zehirli ilaçlara karşı alttan yukarı bir mücadele başlatmalıdırlar.. Aksi takdirde sonumuz sağlıksız beslenmedir, hastalıktır, kanserdir.
Geç kalmadan bu işe, ne olur engel olalım.
|