musakiroğlu@mynet.com
Geçtiğimiz Mart ayı sonları ile Nisan başlarında artık iyice umut kesilen Ünye Organize Sanayi Bölgesi yeniden gündeme getirilmişti.
AK Parti Ordu Milletvekili Sn. Mustafa Hamarat, Ordu İl Genel Meclisi Üyesi ve Daimi Encümen Sn. Fahri Şahin, AK Parti Ünye İlçe Başkanı Sn. Ahmet Çamyar, siyasi cepheden; ÜTSO Başkanı Sn. Hasan Şimşek ise sivil cepheden hareketle bir çalışma başlatmış, işe yeni bir şekil vermek için yol haritası belirlemişlerdi.
O sırada yapılan açıklamada; halen tüzel kişiliği devam eden Ünye Organize Sanayisi’nin geçmişten gelen ve bir an önce ödenmesi gereken acil 100 bin TL’lik banka borcunun karşılığı temin edilmiş, bu ödemenin de yapıldığı ifade edilmişti.
Bu borcun ödenmesiyle birlikte, geriye kalan 300 bin TL’lik borcun ise Nisan ayı içinde halledileceği, ayrıca artık Organize Sanayisi için yer arama çalışmasına geçileceği belirtilmişti.
O ara söz konusu 100 bin TL’lik ödemenin yapıldığı ancak banka ile bir pürüz yaşandığı ve olayın mahkemeye intikal ettirildiğinden bahsedildi.
İşe şekil verildiği, artık bu işin çözülmeye başlanıldığına inanıldığı bir sırada bu mahkeme işi de neydi? Bankayla yaşanan ve mahkemeye konu olan olay neydi? Bu konu önceden bilinmiyor muydu da para ödenince ortaya çıktı?
Aslında o sırada birden ortaya çıkan bu mahkeme işine ben biraz çiğlenmiştim. Acaba bu olay, topu taca atmak için mi çıktı ya da çıkartıldı diye düşünmüştüm. Ama, “Gelişmeleri biraz takip edelim, bakalım ne olacak?” diye beklemeyi, susmayı uygun bulmuştum.
Nisan, Mayıs, Haziran Temmuz.. O günden bugüne üç buçuk ay geçti, dördüncü ay dolmak üzere.. O günden bugüne Organize Sanayi Bölgesi konusunda hiçbir açıklama yok.
Geri kalan borç ne oldu, mahkeme ne oldu, yer arama çalışmasından ne haber? Herkes sustu, hiçbir şey bilinmiyor.
Geçtiğimiz Pazartesi günü Sanayi Sitesi’nde bir iş yerinde otururken sohbet ettiğim 8-10 kişilik gruptan birisi sordu; “Ne oldu bu Organize işi hale yola girdi, demişlerdi. Ama görünürde, ortada hiçbir şey yok. Yoksa bu iş yine mi buzdolabına konuldu?” dedi.
Bu soru üzerine herkes bir şeyler söyledi. Ama söylenen her şey, ya söyleyenin olmasını istediği için söylediği şeydi ya da sokak dedikodusuydu.
Yalnız, o sohbette gördüğüm kadarıyla bu Ünye Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili olarak insanlarda umut çok zayıftı. Bu iş olmaz, düşüncesi katiyetle hakimdi. Orada oturup konuştuğum insanlar arasında en umutlu olan bendim. Bu yüzden de bana biraz hayret ediyorlardı.
Evet, gerçekten de ben umutluyum. Hele geçen Mart sonu yapılan açıklamalar ve ortaya konulan yol haritası ve gelinen noktadan sonra bu işin olacağına iyiden iyiye inanmıştım.
Ancak dediğim gibi, 4 aya yakın bir zamandır bir şey söylenmemesi, hiçbir şey yokmuş gibi susulması içimde endişeler yaratmaya başladı.
Ne oldu, Organize Sanayi Bölgesi ile ilgili olarak top yine taca mı atıldı yoksa?
Bunu hiç düşünmek istemiyorum ancak yetkililere, konuyla ilgili bir açıklama yapmalarının zamanının geldiğini hatta geçtiğini hatırlatmakta yarar görüyorum.
********* ********* *********
Bu arada bir şeyi daha paylaşmak istedim siz okurlarımla. Dün “Allahaşkına basın şunlara cezayı” başlığı ile yazdığım yazıyla bazılarından telefon ve mesajlar geldi.
Telefonlarda olsun mesajlarda olsun hemen herkes keyiflerine ve canlarının istediğine göre Ünye’yi kirletenlere nefret kusuyor, yazıdan dolayı tebrik ediyorlardı.
Yalnız telefonla arayan birisi (kendisini tanıyamadım, ama tanımadığımı da söylemedim) gidip Meydan’da oraları kirletenlere odunla saldıracağını, bunların aslında dayaktan anlayacağını söyledi.
Ben kendisine, böyle bir şeyin orayı kirletenlerin ilkelliğinden daha ilkel bir şey olacağını, bu işin yasalar çerçevesinde halledilmesi gerektiğini söyledim.
Evet, bu işin tek yolu yasal çerçevede çözümdür. İhtarsa ihtar, para cezası ise para cezasıdır. Ama mutlaka ceza verilmeli, bu kişiler böylelikle yaptıkları pislikten caydırılmaya çalışılmalıdır.
|