Yaşar Karaduman
Müfteye Bravo
Şu çekirdek işine en ciddi yaklaşan müftü olmuştur.
Ünye Müftüsü Mustafa Bilgiç, geçende gazeteye verdiği bir demeçte çevre temizliğinin önemini vurgulayarak “Kullandığımız mekanlar hepimizi ilgilendirir, yere çöp atan kişinin Ünye’de yaşayan herkesle helalleşmesi gerekir çünkü bu direkt kul hakkı ile alakalı bir durumdur” diyerek çekirdek kabuğu pisliği konusunu gündeme getirmiştir.
Oysa, müftüden önce bu iş belediye başkanının boynunun borcudur. Soruna önce onun, sonra şehrin kaymakamının sahip çıkması lazımdır.
Bu çekirdek pisliği konusunda başka yerlerde şehrin belediye başkanı ve kaymakamı yerel televizyonlarda konuşarak çözüme katkıda bulunmaktadırlar.
Bizde ise, olaya yalnız müftü sahip çıkmakta, kaymakam vali olarak gideceği yerin rüyasında, belediye başkanı da eşraf düğünlerinde ya nikah memurluğu yapmakta veya yağmurda kıl payı yırtmanın sevinci ile “Ucuz atlattık çok şükür” diye dua etmekle meşguldür. Demeç vermek te müftüye kalmaktadır
Ünye’de bu işte bir terslik vardır, sanki insanlar yanlış mevkilere konulmuştur. Bana kalsa kadroyu şöyle kurardım, müftüyü belediye başkanı, belediye başkanını müftü, il genel meclis üyesini kaymakam, kaymakamı da Şırnak’a vali yardımcısı..
Çöp Nöbeti
Meydan ve Yalıkahvesi kaldırımlarındaki çekirdek kabuğu pisliği sorunu maalesef çözülebilmiş değildir aynen devam etmektedir.. Bana işi sıkı tutmuyorlar gibi geliyor. Çekirdek kabukları için yaptırdıkları çift taraflı poşet işi tutmadı. Poşetleri dağıttıkları kuruyemişçiler işi takip eden olmayınca uygulamadılar.
Meydana konulan ve sorunu biraz olsun çözen çöp kutuları küçük olduğu bir saat içinde doldu boşaltılmayınca insanlar çöpleri yerlere attılar. Geçen yazımda saat 20.00- 24.00 ‘e kadar, yani insanların meydana oturmaya gelişlerinden gidişlerine kadar meydanda ve Yalıkakahvesi’nde nöbetçi temizlik elemanı bulundurmak çözüm olur diye öneride bulunmuştum. Bunlar devamlı dolaşarak dolan çöp kutularını anında boşaltacak ve yerlerdeki çekirdek kabuğu çöplerini oturanlara rağmen anında temizleyeceklerdir.
Böylece çöp kutuları ve yerlerdeki pislikler anında temizlendiği için çöp birikmeyecek meydan ve sahil devamlı temiz kalacaktır.
Bu da bir çözümdür..
Bir başka çözüm:
İnsanların kalabalık olarak oturdukları bir iki yere “Uygar insanlar çekirdek kabuklarını yere atmazlar” veya “Öküzler nasıl çekirdek yer? “ şeklinde veya benzeri sloganlar içeren bir iki uyarıcı levha konulmalı, konuşması düzgün bir bayan ve bir bay zabıta memuru devamlı dolaşarak çöpleri yere atanları kibarca uyarmalı, aksi takdirde kendilerine ceza yazılabileceği söylenmelidir. sert bir şekilde uyarılmalıdır.
Aksi takdirde bu iş böyle laçkalıkla çözülemeyecektir.
Yapılan göstermelik çalışmalardan belediyenin bu işi çözmek gibi niyetinin olmadığı anlaşılmakta poşet moşetle işi oyalanmaktadırlar. Kimsenin bu şehirde yaşayan onurlu insanlara bu çirkinliği yaşatmaya ve bu pislikle yaşamaya zorlamaya hakkı yoktur. Üç beş öküzün uğruna bu şehrin ve bu şehirde yaşayan uygar insanların onuru ayaklar altına alınamaz, bu, bu insanlara hakaret etmekle eşdeğerdir. Bunun ayıbı da bunu çözemeyenlere aittir. Takım elbise giyip, siyah gözlük takan ve Fenere beton yol yapmayı beceren harika beyinler bunu nasıl çözemiyorlar anlamak zordur.
Yine Park ve Kayıklar.
Bu sene de Yalıkahvesi’ndeki kayık çöplüğüne ve deniz bisikletlerine bir düzenleme getirilemedi. Güvensiz deniz bisikletleri hem görüntü kirliği ve hem de tehlike oluşturmaya devam ediyorlar, birinin canı yanarsa kaymakamla belediye başkanı verecekleri hesabın herhalde bilincindedirler.
Kumsala bir takım oyun araçları konulmuştur. Güvenlikleri denetleniyorsa sorun yok. Bana biraz başıboşluk var gibi geliyor. Bunlar vergi mükellefi midirler, maliye arayıp soruyor mu?
Burada oturma bankları yetersiz, satıcılar tezgahlarını tam bankların yanına kurup bankları da işgal ediyorlar, ne arayan var ne soran, bu kadar laçka ve başıboş memleket olamaz.
Parka gelince halen insanlar akşamları parkta oturmaya yer olmadığı için kenar taşlarına oturuyorlar. Parkta oturmaya bank yok, belediye kasten koymuyor, gitsinler çaycının sandalyesine oturup bardağına bir lira verip çay içsinler diye.
Onlarda çay içmemek için, gidip taşlara oturuyorlar.
Belediye inatla bank koymuyor.
Park ve Bahçeler
Park ve Bahçeler Müdürlüğünün Fener’e giderken bir deposu var. Burası bazen depo bazen de hurdalık olarak kullanılıyor. Dışarıdan bakıldığında dağınık ve derbeder görünmektedir. Şimdi yaz mevsimidir. İnsanlar bu yolla gezerek Çamlığa inerler yabancısı, misafiri vardır. Buranın pejmürde tarafını bir şekilde kamufle etmek gerekir. Bir de bura burada her Pazar bir özel araç içi dışı hortum takılarak sabunlu suyla güzelce bir yıkanır. Sabun köpükleri de yola kadar akar. Bu araç kimdir, nedir, değirmenin suyu nereden gelmektedir? Burada özel aracın ne işi vardır? Bu laçkalık kimin işi?
Sakın öyle bir şey yok demeyin, belgeler var..
|