Ahmet Derya Varilci
İstanbul’a ilk gittiğimizde henüz üç yaşındaymışım, haliyle hafızamda kalan hiçbir şey yok. İkinci seyahatimizde ilkokul 4. sınıftaydım. Henüz 9 yaşında olmama rağmen hafızamda derin izler bırakmıştır. Daha sonraki yıllarda İstanbul’a daha sık uğrar olmuştum. Üniversite’ye İstanbul’da hazırlanmıştım.
****
Hayatımda İstanbul’la özdeşleşen bir başka unsur daha vardı. Bana küçük yaşta “Ahmet Bey Kardeşim!” diye hitap eden bir İstanbul Beyefendisi… İstanbul’u olduğu kadar, hayatı da öğretmeye çalışan amcazadem, değerli büyüğüm:
Seyit Galip Varilci.
****
İlk gençlik yıllarımın verdiği dinamizm ve sorgulama içerisinde, o dönemde O’ndan öğrendiklerim etkiledi tüm hayatımı... Çok yönlü düşünmeye, hayata daha geniş bakmaya başladım. Sayesinde okuduğum kitaplar, belleğimde yer eden şairler oldu.
****
Amcazademle aramda yaş farkına rağmen hep arkadaş olduk. Zorlu bir hayat sürmüştü, henüz çocuk denecek yaşta babasız kalmıştı. Ağabeyi gibi yüksek öğrenim görmüş, Yıldız Teknik ‘in harita Mühendisliği bölümünü bitirmiş, bir dönem mezunu olduğu okulda asistanlık yapmıştı.
****
Birkaç yabancı dil bilir ve her yıl yurt dışı seyahatlerine çıkardı. Gittiği yerlerden ilginç hediyeler getirir, hepsinden önemlisi başka ülkeleri tanıma fırsatımız olurdu.
****
Uzun yıllar İstanbul’da görev yaptı. Kısa bir dönem memleketi Ünye’de Tapu Kadastro Dairesinde çalıştı. Ünye’de yapamadı, çünkü tanıdığı çevrede tapu ve kadastro işlemleri yürütmek hayli zordu. Yeniden İstanbul’a döndü.
****
Emekli olunca, memleketi Ünye’ye döndü. Ortaokul yokuşunun üstündeki eski baba evinde kaldı. Yaşlanmıştı. Alzheimer hastalığı yavaş yavaş beynini esir almaya başlamıştı. Entelektüel birikimleri, yaşadıkları artık onu terk etmeye başlamıştı.
****
Ve bir gün, 2010 yılının 17 Temmuz’unda hayata gözlerini yumdu. Ertesi gün aile kabristanlığımıza defnedildi.
****
Bilmiyorum, kişinin kendi ölümünü hissetmemesi iyi mi? O’nun kendi ölümünü yeterince anlayamadığını gördüm. Oysa ölüm için, tutkunu olduğu şair Necip Fazıl’dan şiirler okurdu bana… Yahya Kemal’in “Rindlerin Ölümü” şiirinde en sevdiği dizeler vardı:
“Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde; Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter. Ve serin serviler altında kalan kabrinde Her seher bir gül açar;her gece bir bülbül öter.”
****
O’nu uğurlarken son yolculuğuna, aklımda kalan Necip fazıl şiirleri döküldü dudaklarımdan. Belli belirsiz bir sesle, defalarca okuyarak bıraktım ebedi istinatgahına…
“Son günüm olmasın çelengim top arabam: Beni alıp götürsün tam dört inanmış adam ...”
|