musakiroglu@mynet.com
Ordu’da, Mesudiyeliler üzerine kurultay yapan çıkmaz. Çıkmaz diyorum, çünkü Mesudiyeliler en başta, yaptıkları kurultay sayısıyla çok öndeler. Bu zamana kadar 20’ye yakın kurultay yapmışlar.
Mesudiyelilerin kurultay konusunda bir farkları daha var, o da yapılan kurultaylarda alınan kararları takip etmeleri.
Bu ara İstanbul’da yine toplanmışlar, geçen yıl düzenlenen 19. kurultay çalışmalarını değerlendirmişler.
Yapılan bir başka açıklamada ise, bu ilçe mensupları kurultaylarını uluslar arası düzeye taşıma kararı almışlar. Cumhuriyetin 100. yıl dönümünde birçok ülkenin katıldığı Uluslararası Mesudiye Kurultayı düzenlemek için çalışmalara başlamışlar bile.
Mesudiyelilerin İstanbul’daki bu toplantısı bana Ünye Kurultayı’nı hatırlattı. Hani geçen yaz yapılan 4. Ünye Kurultayı vardı ya, işte onu hatırlattı.
Takip edenler hatırlayacaktır, o kurultay sonunda 21 maddelik karar alınmış, bunların hayata geçirilmesi için çalışma yapılması kararlaştırılmıştı.
Aradan yaklaşık sekiz aya yakın zaman geçti. Duydunuz mu hiç 4. Ünye Kurultayı kararları ile ilgili bir toplantı yapıldığını… Kararlar istikametinde yapılan çalışmaların değerlendirildiği bir toplantıdan haberiniz var mı?
Ben duymadım. Ancak, böyle benim gibi basında, internette 4. Ünye Kurultay kararları ile ilgili olarak görevlendirilen kişi ve kuruluşların neler yaptığı sorgulandı. Dediğim gibi, bunu yapanlar da benim gibi olayın dışından takip edenlerdi.
Asıl işi takip etmesi gerekenler o kurultayı düzenleyenlerle, kurultay kararının altında imzası bulunanlar olmalıdır.
Ama bu kurul, sanırım bu zamana kadar bir araya gelip kurultay kararlarını gözden geçirmedi. Kendi aralarında tartışıp, bir değerlendirmede bulunmadı.
Ben o kurultay sonrası bu köşemde, bu konuda yazdığım yazımın bir yerinde bakın neler yazmışım:
“………………
Ben gördüm baktım ki, bu kurultaylarda söylenen çok doğru şeyler aslında siyasete malzeme ediliyor. Ya da şöyle söyleyeyim, bu kurultaylar aslında siyasetçilerin kendilerini göstermek, siyasi meramlarını anlatmak için geçiş alanı olarak kullanılıyor.
Bakın neden bunu söylüyorum…
Birincisi; bu kurultayların her yıl değil de, istendiğinde yapılması. İlkinden bu zamana 15 yıla yakın zaman geçti. Her sene yapılacağı ifade edilen kurultaydan bu zamana kadar sadece üçü yapıldı.
Peki, niye her yıl yapılmadı da üçte kaldı? Benim aklıma gelen cevap şu: Demek ki siyasetçi, ya da siyasetçiler kendileri için bu kadarını uygun gördüler.
İkincisi; siyasetçilerin bu kurultayları kendi siyasi ikbali için kullanması ve kurultay üzerinden prim yapmak istemesi. …………..
Söylemek istediğim üçüncü neden ise, kurultaylarda alınan ve hayata geçirilmesi istenen kararların kâğıt üstünde kalması.
Eğer şu söylenir, kurultayda ifade edilen bazı kararlar yerine getirildi denirse, diyeceğim şudur: O işler kurultay kararı olduğu için değil, müsait fırsat ve imkan doğduğu için hayata geçirildi.
”………………..
Ünye kurultayı, ya da kurultayları işte böyle… Birileri karar veriyor kurultay yapılması için düğmeye basılıyor. Düzenleme komitesi… Salon… Konuşma, konuşma, konuşma… Derken sonuç bildirgesi yayınlanıyor.
Peki ondan sonrası…
Ondan sonrası aynen şöyle:
“Gerek görür de yaparsak, bir daha ki kurultayda buluşmak üzere eyvallah.”
|