musakiroğlu@mynet.com
Ordu Valisi Sayın Orhan Düzgün’ün ildeki kurumları yakından tanımak, kurum yöneticileriyle tanışmak, sorunları ve sıkıntıları yerinde görmek, çalışmalar hakkında bilgi almak amacıyla sürdürdüğü ziyaretler kapsamında ilginç bir durum ortaya çıktı.
Sayın Valimize, bu ziyaretleri sırasında uğradığı İl Tarım Müdürlüğü’nde verilen brifingde, Ordu ilinin çiftçi sayısı itibariyle olsun, ürettiği fındık itibariyle olsun, bal üretiminde olsun Türkiye birincisi olduğu belirtildi.
Ordu ili genelinde bulunan toplam 101 bin çiftçi sayısıyla ilimiz, Türkiye’deki bütün illerden önde.
İlimiz 13 ilde üretilen toplam fındığın %35’ini tek başına üreterek fındık üretiminde birinci vilayet konumunda.
5 bin ailenin arıcılık yaptığı Ordu ilinde, bu arıcılar ürettikleri yaklaşık 15 bin ton balla Türkiye birincisi durumundalar.
Bu bilgilere ve rakamlara şöyle bir bakıldığında hepsi üretim, hepsi gelir, hepsi para getiren şeyler.
Üstelik bütün bunlarda Türkiye birincisiyiz ve bundan şu anlam çıkar: Bütün bunların gelirinden Ordu ili olarak en çok payı biz alıyoruz.
Çiftçi demek işsiz, güçsüz, geliri olmayan kişi demek değildir. Bilakis üreten, üretim yapan insan demektir. Toprakta çalışır, üretir, yetiştirir, para kazanır.
Fındık demek ise, para demektir. Son bir iki yıldır bazı sıkıntıları var, ama bakma sen bu ürün yıllardır para kazandırıyor… Hem üreticisine kazandırıyor, hem de ticaretçisine…
Bal dersen ayrı bir kaynak oldu çiftçi kesimine. Ordu’da 5 bin aile arıcılık yapıyormuş. Bu kayıtlı rakam, bir de küçük arıcılarla ve amatör olarak bu işi yapanlarla birlikte bu rakam daha da yükselir. Ordu ili genelinde 15 bin tona yakın bal üretiliyormuş. Paraya vurup hesapladığımızda nasıl trilyonlarca lira giriyor ilimize görür de şaşarız.
Anlaşıldı birinciyiz… Çiftçimiz de çok, fındığımız, balımız, paramız da…
Tamam da bu kadar çiftçimiz nerde, hani?
İlimize fındıktan giren paralar, baldan kazanılan paralar nerde?
Bu kadar çiftçinin, bu kadar üretim yapılan bir ilin ekonomisi neden diplerde sürünüyor?
Niçin Ordu’da fert başına düşen mille gelir 1. 500 Dolar civarında?
Bu kadar varlığın arasında Ordu neden fakir iller arasında gösteriliyor?
Evet, Ordu fakir iller arasında… Bu durum devlet kayıtlarıyla da tespit edilmiş, ilimizdeki fakirliğe çare olsun diye de “Teşvikli il” kapsamına alınmıştır.
Şimdi soruyorum, “İyi de bu nasıl birinciliktir ki…?”
Böyle, üreten sayısında olsun, üretilen miktarlarda olsun birinci olmak demek, aynı zamanda bunun gelirinden en üst düzeyde yararlanmak demek değil midir?
Hani yok, fakiriz. İlimiz fakir bir il, teşvike muhtaç…
Bu nasıl bir çelişkidir?
Var mı bunun bir açıklaması?
Açıklaması varsa yapan yapsın. Ancak neresinden bakarsak bakalım, bu bizim birinciliklerimiz “züğürt tesellisi”nden başka bir anlam taşımıyor gibi geliyor bana.
|